Yaşar ÖZEL - 3 -

ALBÜMDEKİ ŞARKILAR

" Türk Sanat Müziği Serisi "

ODEON olarak, Türk Musikisi'nin değerli sanatçısı ve ismi gibi özel olan YAŞAR ÖZEL ile uzun yıllar çalışma fırsatını bularak, çok sayıda kıymetli eseri kayıt altına alabilme şansına ulaştık.

Elinizdeki albüm, Türk Musikimiz'in beyefendi sanatçısı YAŞAR ÖZEL'in ODEON arşivine kaydedilmiş 45'lik ve LP'lerinin titizlikle dinlenmesi ve seçilmesiyle oluşturuldu. “YAŞAR ÖZEL – ODEON YILLARI 3” albümünde en nadide eserler, kıymetli bir sesle biraya geldi. Bu albümün arşivinizin temel taşlarından birini oluşturacağını düşünüyorum.

Seni Andım Bu Gece Kulakların Çınlasın...

2000 yılında sizlerle buluşan ikili albümün arkasından hazırlamış olduğumuz “YAŞAR ÖZEL – ODEON YILLARI 3” albümümüzde, Türk Müziği eserlerinden örnekler bulacaksınız. Döneminde çok sevilen, hala da kulaklarımızdan silinmeyen, unutulmayan bu eserler arasında; “Gizli Aşk”, “Kulakların Çınlasın”, “Açık Bırak Pencereni”, “Yalan Değil Pek Kolay Olmayacak” gibi tadına doyulmayan şarkılar var.

Öncelikle, albümün hazırlanmasında bizden yardımını esirgemeyen saygıdeğer sanatçımız YAŞAR ÖZEL'e ve değerli eser sahiplerine teşekkür ederim. Bu albümde yine Zeynep Göktürk ve Fatoş Dinçtürk ile çalıştık. Üzerlerine düşen görevleri kusursuz bir şekilde gerçekleştirdiler, teşekkürler.

“YAŞAR ÖZEL – ODEON YILLARI 3”ü dinlerken geçtiğiniz zaman tünelinizde, hep mutlu anılarınızı hatırlamanız dileklerimle...

Dani Grünberg

ODEON Grubu Müzik Yapımcılık

Yönetim Kurulu Başkanı

Kasım 2009

1 - Yalan değil pek kolay olmayacak
Beste : Yusuf Nalkesen
Güfte : Yusuf Nalkesen
Makam : Hüzzam

2 - Açık Bırak Pencereni
Beste : Şekip Ayhan Özışık
Güfte : Balarısı Metin Turan
Makam : Hicaz

3 - Gözlerimden yüzün
Beste : Muzaffer İlkar
Güfte : Muzaffer İlkar
Makam : Hicaz

4 - Gönül Her Akşam
Yanında Görmek İster

Beste : Avni Anıl
Güfte : Sedat Ergintuğ
Makam : Kürdili Hicazkar

5 - O Ağacın Altını Bilmem Anıyor musun
Beste : Yusuf Nalkesen
Güfte : Yusuf Nalkesen
Makam : Kürdili Hicazkar

6 - Gitmek mi zor kalmak mı zor
Beste : Yusuf Nalkesen
Güfte : Yusuf Nalkesen
Makam : Hicaz

7 - Kulakların Çınlasın
Beste : Şekip Ayhan Özışık
Güfte : Ülkü Aker
Makam : Muhayyer Kürdi

8 - Yeşil Gözlerinden Muhabbet Kaptım
Beste : Ümit Mutlu
Güfte : Dr.Şerafettin Özdemir
Makam : Hicaz

9 - Gözlerin Bir Aşk Bilmecesi
Beste : Avni Anıl
Güfte : Ülkü Aker
Makam : Nihavend

10 - Gizli Aşk
Beste : Zeynettin Maraş
Güfte : Zeynettin Maraş
Makam : Nihavend

11 - Hayat Kırkında Başlar
Beste : Yusuf Nalkesen
Güfte : Ülkü Aker
Makam :

12 - Dargın Ayrılmayalım
Beste : Yusuf Nalkesen
Güfte : Yusuf Nalkesen
Makam : Hicaz

13 - Su Sızmazdı Aramızdan
Beste : İrfan Özbakır
Güfte : Fikret Şeneş
Makam :

14 - Şeytana uyduk bir kere
Beste : Sait Ergenç
Güfte : Sait Ergenç
Makam :

Albüm Kapakları

 

Sizi Andık Bu Gece, Kulaklarınız Çınlasın

Türk Sanat Müziğinin yaygınlık kazanmasında büyük rol oynamış sanatçılardandır Yaşar Özel; bu müziğe hem ihtimam gösterip hem de yurdun dört bir yanına ulaştırılabileceğini ispatlamışlardandır.

Türk Sanat Müziği olarak adlandırılagelmiş türün önündeki en büyük engel, (en azından ilk başlarda, en azından Osmanlı yıllarında) yaygınlık hususuydu. Bu müzik bir türlü saraydan kaçmıyor-kaçırılmıyor, halkın hislerine-dertlerine tercüman olamıyordu.

Bu çok sonra başarıldı; epey bir zaman sonra, ancak Cumhuriyet yılları ile birlikte. Ve bu yıllarda dahi, bu müziği icra eden ve yorumlayanlar, bu müziğin ihtiyaç duyduğu duyguyu-enerjiyi vermekte hasis davranmış, bundan korkmuş ve arzu edilen kenetlenmeyi gerçekleştirememişlerdir.

Yaşar Özel’in de aralarında olduğu bir başka kuşağa nasip oldu bu; bir Türk Sanat Müziği şarkısının da, (tıpkı bir Türk Halk Müziği türküsü gibi) yaşanan acı-tatlı günlerin fon müziği olabileceği, ancak Yaşar Özel ve yaşıtları sayesinde mümkün olabildi.

Üstelik Özel’in, ait olduğu kuşakta birkaç sıra öne konmasını gerektirecek özellikleri de vardı. Bir kere, ses rengi-gırtlağı nadir karşılaşılacak türden bir renk ve güce sahipti. Üstelik de, müziğe yaygınlık kazandıracağım diye şarkıyı yorumlarken eğip bükmüyor, tamamen usulüne uygun bir biçimde seslendiriyordu.

Bu nedenle, elinizdeki albümde yer alan şarkıların büyük bir kısmı, günümüzün çok sevilen bir pop şarkısı kadar yaygınlık kazanmış da olsa, boydan boya Türk Sanat Müziği’ne yakışır bir üslup ile seslendirilmiştir. “Kulakların Çınlasın” ya da “Dargın Ayrılmayalım”, “Gitmek mi Zor Kalmak mı Zor” ya da “Şeytana Uyduk Bir Kere” farketmez, Özel’in hayat verdiği her şarkı yüreğimize dokunmuş, “perişan olmuşken bin kere” bize ihtiyacımız olan eli uzatmış, ayağa kalkma gücü vermiştir.

Böyle olduğu içindir ki, “o ağacın altı”nda ya da değil, Yaşar Özel her zaman andığımız, her zaman kulaklarını çınlattığımız bir sanatçıdır.

Naim Dilmener
Aralık 2009

YAŞAR ÖZEL’İN
DAVÛDÎ SESİNİ ÖZLEYENLERE


1950/60’lı yıllarda Türk Sanat Müziği’nin usta bestekâr ve icracı ses sanatçılarından Üstâd Münir Nurettin Selçuk ile Sanat Güneşi Zeki Müren gönüllerimizde ve anılarımızda adetâ taht kurmuşlardı. Musıkîmize eşsiz besteleriyle ve muhteşem sesleriyle çok sayıda yeni eserler ile yeni sahne teknikleri kazandıran bu ustaların müstesnâ ve mümtâz mevkiilerinin (sıradışı ve seçkin konumlarının) doldurulması mümkün değildir.

Altmışlı yılların sonlarından yetmişli yıllara gelinmişti ki, Türk Sanat Müziği’nde Allah vergisi çok özel, yeni bir ses ünlenmeye başladı. Bambaşka bir tınısı olan, kalın, gür, tok ama sıradışı güzelliklere sahip bir ses idi bu ses. Vatanî görevimi Ankara’daki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda yaparken Kavaklıdere Tunalı Hilmi Caddesi’ndeki evimde oturduğum sırada (1970) Yaşar Özel’i (ayrıca, bir arkadaşım vasıtasıyla Emel Sayın’ı da) yakından izleme ve ilk hayranları arasında bulunma fırsatını yakaladım. O günlerde henüz yeni tanıştığım bu yeni seslerin sahne ve radyo programlarını kaçırmamaya çalışırdım.

Yaşar Özel’in sesi beni adetâ büyülemişti. Kelimenin tam anlamıyla O’nu “özel” kılan bas bariton, ama billurî ve şeffaf, kadife gibi yumuşak ve “davudî ses” diye nitelendireceğimiz bir sesi vardı. Öyle bir ses idi ki bu, şarkıları okurken notalar su gibi akıyor, gönüllere huzûr veriyor, dinleyenler kendilerini dingin ve sihirli bir âlemde hissediyorlardı. Kulağımla algılayabildiğim kadarıyla 3 oktavlık bir ses genişliğine de sahipti Yaşar Özel.

O yıllarda bir TSM konservatuvarı ayarında bir müzik okulu olan TRT Ankara Radyosu’nun çok değerli hocalarından şan, usûl, üslûp, repertuar, solfej, nazariyat, beste, makam, yorum dersleri alarak eğitimini sürdüren Yaşar Özel, 1960’larda halk arasında hayli ünlenmeye başlamıştı. Pathe Plakçılık tarafından yayınlanan ilk plakları müzik piyasasında giderek artan bir taleple birlikte iyice aranılır olmuştu.

Yaşar Özel’i ilk dinlediğim konserinde, Türk Halk Müziğinde yepyeni çığır açmış olan çilekeş sanatçımız Ruhî Su’nun bariton sesiyle (biraz zorlamaca olsa dahi) O’nun sesi arasında bir karşılaştırma yaptığımı anımsıyorum. Daha sonraları, 1972-73 yıllarında, O’nunla İstanbul-Rumelihisarı’ndaki yeni taşındığı muhitinde kısa süren yüz yüze bir tanışıklığımız da olmuştu. Sohbetlerimizden birisinde Özel’e, TRT’de o sıralarda yeni tanınmaya başlayan THM sanatçısı Hasan Mutlucan’ın bas bariton, davûdî sesiyle okuduğu kahramanlık türkülerinden söz ederek, kendisiyle birlikte sahne almalarını önerecek kadar ileri gidebildiğimi hatırlıyorum.

Türk Sanat Mûsıkîsinin “baba” makamlarından sayılan rast, nihavend, hicâz, mahûr ve segâh makamlarındaki doyumsuz şarkıları Yaşar Özel Ustanın kadife gibi yumuşak, harikûlade tınılı sesinden dinlerken bulutların üzerine doğru âdeta uçardım. Usta’nın ODEON Plâkçılık tarafından müzik piyasasına sunulan plâklarını (daha sonraları kasetlerini de) ilk edinenlerden olabilmek için gazeteleri, sanat dergilerini, magazin basınını yakından izlerdim.

Bir geceyarısında, Yaşar Özel’in şarkılarını yalnız başıma dinleyerek ruhumu tazelerken bir şey dikkatimi çekiyordu: O’ndan her dinlediğimde ruhumda yansımalar yapan makamın
kürdilîhicâzkâr makamı olduğunu anlamış ve hissetmiştim. Bu makam için verebileceğim başlıca örneklerin arasında, Yusuf Nalkesen’in bestelediği “Avuçlarımda hala sıcaklığın var, inan” başlıklı şarkısı ile Selâhattin İnal’ın bestelediği “Dertleri zevk edindim, bende neşe ne arar” başlıklı şarkısı (her ikisi de düyek usûlde) özel bir anlam taşıyor.

Usta’nın yüreğinden, zihninden ve ruhundan gelen titreşimlerin yine O’nun hançeresinde bu nefis şarkılara bambaşka bir duygu akışı verdiğini izlerim.

Yaşar Özel, TRT Ankara Radyosu hocalarından aldığı mûsıkî feyzini Klasik Batı Müziği ve opera şan teknikleriyle mezcettirdi (kaynaştırdı). Bu yönüyle olduğu kadar sahnedeki doğru duruşuyla, postürü ile de Üstâd Münir Nurettin Selçuk’un izinden gittiğini ve daima üstün sanatsal değerleri sergileyen bir icracı olmayı amaçladığını görüyordum.

Gerçekten bir şarkıcının her müzik eserini okurken, o şarkının güftesindeki duyguları ve atmosferi kendi ruhunda, kalbinde hissederek, hançeresi üzerinden dinleyicilerine aktarması her ses sanatçısına kolay nasip olmayan bir yetenektir. Yaşar Özel Usta, hem güçlü hem de tatlı, ipek gibi pürüssüz sesiyle güftelerin şiirsel havasını bize zevkle dinletiyordu.

Bir örnek vereyim: Türk Müziği söz yazarları arasında seçkin bir yeri olan İlham Behlül Pektaş’ın duygulu dizeleriyle bestekâr Zeynettin Maraş’ın rast (vals) bestesinin birleşmesinden oluşan “Sana dönmek ne güzel kuşlar gibi uçarak” başlıklı şarkısını Usta’dan her dinleyişimde uzaklarda olan dostlarıma kavuşmak isterim. Usta bir yorumcunun, Allah vergisi sesinin tüm özelliklerini ve renklerini kullanarak, okuduğu şarkıların güftesiyle bestesini gırtlak ve ağzında nasıl bütünleştirebildiğinin canlı bir örneğidir Yaşar Özel.

İster sahnede olsun ister özel yaşamında olsun, Yaşar Özel daima gerçek bir beyefendi olarak,
örnek bir sanatçı kimliğiyle toplumda öne çıkmıştır. Onun TSM şarkılarına ve klâsik müzik formundaki türkülere davudî sesiyle getirdiği sade yorumlar yeni yetişen ses sanatçısı adayları için örnek teşkil ediyor. Yaşar Özel’in doğuştan gelen bir yetenek olan ses güzelliğini, yorum, diksiyon, üslûp, tavır (postür), zorluk derecesi yüksek eserlerin icrâsı, ses genişliği gibi konularda değerli hocalardan aldığı eğitimiyle bütünleştirmiş olduğunu biliyoruz. TRT’nin TSM ve THM sanatçılarını eğiten okulundan feyz alarak, sesinin ve karakterinin hakkıyla yetişen tüm nâdide sanatçılarımızı ayrı bir yere koymalıyız.

İnanıyoruz ki, Türk Sanat Müziğinde hem eski, klâsik formlardaki sevilen şarkıları hem de günümüzün sıradışı güzellikteki besteleri, her dönemde yetişen yorumcuların sesleriyle dünden bugüne, bugünden de yarınlara aktarılacak. Ancak, Yaşar Özel gibi doğuştan yetenekli ve temelden eğitimli ses sanatçılarımız bu şarkıları dinleyecilerine bambaşka yeni keyifler ve hazlar tattırarak dinletecekler, sevdirecekler.

Yaşar Özel’in çok sâkin ve abartısız üslûbunu yıllardır hayranlıkla izlerim. Bir üst notaya çıkmak için sesin şiddetini arttırmaya gerek olmadığını, sesin frekansını (titreşimini) değiştirmenin yeterli olduğunu bize her icrâsında gösterir. Günümüzde bazı ünlü şarkıcıların adeta bağırarak okudukları şarkıları örnek alan kuşaklar için Yaşar Özel, hatasız ve gösterişsiz bir TSM icrâsının nasıl olacağını öğreten üstün vasıflı bir hocadır.

Eskilerin deyişiyle “nev-i şahsına münhasır” (kendine özgü) davûdî ve renkli, kadife gibi yumuşak sesiyle Yaşar Özel gönüllerimizde yarım asır boyunca taht kurdu. O’nun sahne ışıkları altındaki beyefendi duruşunu, nâzik ve kibar tavırlarını, hayranlık uyandıran postürünü, yetişmekte olan genç ses sanatçılarımızın örnek almasını istiyorum.

Son yıllarda gerek sahnelerde gerekse de TV ekranlarında seyrek gördüğümüz, yaşayan bir efsâne olan sanatçımızı, kendisine şöhretin kapılarını açan meşhur şarkılarından “Bir gece ansızın gelebilirim” ile daima anıyorum ve O’nu her zaman özlüyorum. Yaşar Özel Beyefendi’nin tam kırk yıllık bir hayranı olarak, O’nun çok özel sesini her dinleyişimde kendimi rüyâlar âleminde hissettiğimden dolayı tarifsiz bir kıvanç duyarım.

Yarım asırda Türk Sanat Müziğinden gelmiş geçmiş ses sanatçıları arasında gür bariton sese sahip TEK SES SANATÇISI olan, Sarıyerlilerin (Emirgânlı’dır) beyefendi TSM Ustası Yaşar Özel’e, Ailesi ve sevenleriyle birlikte nice sağlıklı, esenlikli uzun bir yaşam, ayrıca nice değerli albümler ile bol alkışlı sahneler diliyorum.

M. Cemal Beşkardeş
Tarabya, 03.11.2009

   

Ana Sayfa