OZANLAR " uzun ince bir yol..."

Satın Al

Albümdeki Şarkılar

1

- Nesimi ÇİMEN -
HAK BENİM İÇİN

2

- Muhlis AKARSU -
ÇIKARIM DAĞLARA EYLERİM SEYRAN

3

- Aşık Ali METİN -
KIRAT SEMAHI-GİNE KATARLANDI AŞKIN SEMAHI

4

- Aşık VEYSEL -
UZUN İNCE BİR YOLDAYIM

5

- Haydar AĞBABA -
DERYA OLDU GÖZLERİM

6

- M.Ali KARABABA -
GÜZEL YAYLAM

7

- Muharrem ERTAŞ -
LEYLA YAR

8

- Davut SULARİ -
HEY DOST

9

- Aşık KEMTER -
MEYLİMİ VERMİŞİM SAÇI LEYLA'YA

10

- A.Dursun CEVLANİ -
HAK NASİP EYLERSE-YA ALİ

11

- Ali Ekber ÇİÇEK -
BÖYLE İKRAR İLEN-GÖNÜL KALK GİDELİM

12

- Mahmut ERDAL -
DAHA DEYMEMİŞTİM 15 YAŞIMA

13

- Hacı TAŞAN -
DEĞİRMENE TAŞ KOYDUM

14

- Hüseyin ÇIRAKMAN -
YAR AŞKINA, NAR AŞKINA

15

- Davut SULARİ -
HAYDAR AĞBABA'YA ANIT


ODEON olarak 83 yıllık arşivimizde bulunan kayıtları, kaybolup gitmelerini engellemek amacıyla albümler haline getirerek müzikseverlerin beğenisine sunmaktayız.
Memleketimizin en değerli Ozanlarının eserlerini ihtiva eden bu albümü sizlere gururla sunuyoruz.
60 ve 70'li yıllarda kaydedilen ve zamanında çok beğenilen bu eserleri, uzun ve titiz çalışmalar sonucunda bir albümde topladık.
Müzik piyasasının bu zor günlerinde böyle bir albümü hazırlamak cesaret gerektiriyordu; bu türküleri kalıcı kılmak istediğimizden, biz bu cesareti göstermeye devam ediyoruz.
Benim çekirdek ekibim her zamanki gibi titizlikle çalıştı.Zeynep'e, Engin'e, Fatoş'a ve kapak tasarımını hazırlayan Feridun Bey'e en candan teşekkürlerimi iletmek istiyorum.
Siz beğendikçe, sizin teşvikleriniz devam ettikçe, biz de elimizden gelen her şeyi yapıp, bu kaybolmaya yüz tutmuş eserleri size ulaştırmaya devam edeceğiz.

Dani GRÜNBERG
ODEON Grubu Müzik Yapımcılık
Yönetim Kurulu Üyesi
Ağustos - 2007


ALBÜM KAPAKLARI

Halk şairi diye tabir edilen OZANLAR yüzyıllardır halkın dili olmuşlardır. Yaşadıkları toplumun duygu ve düşüncelerini dile getirerek, yol gösterici olan OZANLARIN tarihi, Eski Türk inanışlarındaki “ŞAMAN”a kadar uzanmaktadır.
 Türklerin müslümanlığı kabul ederek Anadolu’ya yerleşmeleri yüzyıllar sürer. 14-15. yüzyıllarda rastladığımız “aşık” sözcüğü Türkçe “ışık”, Arapça “seven-gönül” anlamına gelir.
 Araştırmacı Fuat Köprülü, Aşık ve Aşık Edebiyatını şöyle tarif eder; “Aşık, halk arasında umumiyetle saz şairlerine verilen bir isimdir. Yine halk arasında dolaşan bir çok menkıbeler maddi ve cismani, aşktan manevi ve ruhani, aşk derecesine yükseldiklerini, saz çalıp söylemeyi ve ilahi vasıtalarla yani; ya bir mürşidin, pirin yahut Hızır Peygamberin rüyada veya hakikatte tecellisi ile öğrendiklerini anlatır. Aşık Edebiyatı dediğimiz zaman sadece 16.-20. hatta 17 ile 20. asırlar esnasında Anadolu’da yetişen eserleri ve edebi ananeleri zamanımıza kadar devam edip gelen Saz Şairlerine mahsus şiir tarzını kastetmekteyiz.” demektedir.
 Anadolu’da halk edebiyatı ve müziğinin önemli bölümünü teşkil eden Aşıklık geleneği, geçmişten günümüze kadar uzanan, kültür mirasının taşıyıcısı olmuş, birçok konuda insanlarını aydınlatmıştır.
 Aşıklar, insanı, doğayı, aşkı, tasavvufu ve yaşamdan ölüme her şeyi anlatır. Bu yüzden, Halk Aşığı adını da almışlardır.
 Bugünkü Aşık edebiyatında Alevi-Bektaşi etkisi ağırlıktadır. Aşıkların, Bektaşi ruh ve edasına sahip olmalarında etkili unsur, Bektaşi felsefesinin dayandığı hoşgörüden kaynaklanmaktadır.  Türklerin müslüman olmasıyla toplumda başlayan ve güzel sanatları sınırlayan yaklaşımlar “sazı yasaklama, şeytan işi görme” Alevi-Bektaşi düşüncesiyle bir çıkış bulmuş ve burada kendisini var etmiştir.
 OZANLAR “Uzun ince bir yol...”, çalışması; Eski Türklere kadar uzanan bir geleneğin, günümüze ulaşan örneğidir. Çoğunlukla arşivimizde bulunan, Alevi-Bektaşi Ozanların bir seçkisi niteliğindedir.
1960-1972 yılları arasında ODEON tarafından yayınlanan halk müziği çalışmalarının önemli bir bölümünü oluşturan OZANLAR albümü, uzun bir çalışma sonucunda hazırlandı.
Geçmişten geleceğe bir köprü olan ozanlarımızın türküleri Aşık Veysel’in dediği gibi “Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece” ile yeni nesillere aktarılmaktadır.
Değerli Ağabeyim Ozan Lütfü Gültekin’in 1972 yılında Davut Sulari’nin hiç duyulmayan, “Haydar Ağababa’ya Ağıt” kaydını bizlerle paylaşması Ozanlık geleneğinin bir sembolü olarak görüyorum. O yıllarda Davut Sulari ile olan bir anısını ve bu albümle ilgili düşüncelerini bizimle paylaştı. Sağ olsun.
Rahmetli Davut Sulari gençlik yıllarımda; yani 14-15 yaşlarından beri dinleyip takdir ettiğim bir ozandır. Kendisini memleketim olan Tunceli’de tanıdım; daha sonra, 60’lı yıllarda İstanbul’da vermiş olduğu halk konserlerinde dinledim.
Aradan yıllar geçti, ben gurbete çıktım. Gurbetçilere konserler vermek için Ozanlarımız da sık sık yurt dışına çıkıyorlardı.
Ozanımızın (Davut Sulari) yolu, benim de yaşadığım Belçika’ya düşmüştü. Kendisini 1 ay kadar misafir edip, ağırladım, birlikte çok güzel anılarımız oldu.
Kardeşi, Haydar Ağbaba’nın Almanya’da trafik kazası geçirip, vefat ettiğini duymuştum. Bir akşam kendisine; “Ağbaba için ağıt yakmışsınızdır” dedim. “Hayır” dedi, ben tekrar rica ettim, bir süre sessiz kaldı; sonra yanı başında duran sazını aldı ve Haydar Ağbaba için dinlediğiniz bu ağıtı (Haydar Ağbaba’ya Ağıt) okudu. Çok duygulanmıştım. Aradan 35 yıl geçmiş olmasına bu ağıtı her dinlediğimde duygulanıyorum. Mekanları cennet olsun.
Bu albümde yer alan Ozanlarımızın birkaçı hariç, hepsini tanıma fırsatım oldu. Birçoğunun sazlarını taşıdım, hizmet ettim, ne mutlu bana, onların dualarını aldığımı hissediyorum.
Elinizdeki bu albümün mutlaka herkesin arşivinde bulunması gerektiğine inanıyorum. Çok eski plak şirketi olan ODEON’u ve aylardır bu albümün oluşumunda emeği geçen Engin Arslan’ı kutluyorum. Lütfü Gültekin”
Bu çalışmada bizlerden desteklerini esirgemeyen; Ozanlarımıza ve aramızda olmayan ozanlarımızın varislerine teşekkür ediyoruz.
2 Temmuz 1993 Sivas, Madımak Otelinde hayatlarını yitiren ozanlarımıza, aydınlarımıza ve arkadaşlarımın anısına...

Engin Arslan
  Ağustos 2007

Kaynak:
Metin Turna “Halk Şiiri ve Saz Şairi Kavramları”
Erman Artun “Aşıklık Geleneği ve Aşık Edebiyatı”

 

 

|    Ana Sayfa    |    Yukarı    |