|
Türk
Müzik Dünyasına adım attığımız 1924
yılından bu yana, arşivimize
kaydettiğimiz binlerce eserden
oluşturmaya çalıştığımız “ODEON
KOLEKSİYON”u sizlere sunmaya devam
ediyoruz.
Müzik piyasasının geçirmekte olduğu bu zor günlere rağmen; cesaretle ve
yılmadan arşivimizdeki tüm eserleri
sırasıyla; hiçbir yerine dokunmadan,
duygusunu bozmadan, birebir o zaman ki
halleri ile müzikseverlerle buluşturmaya
devam ediyoruz.
Piyasada hiçbir kaset ve CD’si bulunmayan, müzik hayatına erken veda eden
değerli sanatçımızın bu kısa sanat
hayatında seslendirmiş olduğu ve Odeon
arşivinde bulunan birbirinden güzel
şarkılarını bir araya topladık.
Bu albümün Gönül Turgut hayranlarına özel bir hediye olduğuna inanıyorum.
Biliyoruz ki heyecanla bekleyen pek çok
hayranı var.
Sevgili Naim Dilmener, en baştan itibaren, hepimizden daha istekli ve
coşkulu olarak bu albümün oluşmasına
yardım etti ve bir numaralı Gönül Turgut
hayranı olarak kitapçıktaki güzel yazıyı
yazdı, teşekkürler dostum, Zeynep
Göktürk her zaman ki gibi canla başla
koşturdu, teşekkürler. Fatoş Dinçtürk,
kayıtları dinlemekte olduğunuz hale
getirdi, teşekkürler.
Sizin desteğiniz devam ettikçe, biz de bütün zorluklara rağmen bu güzel
eserleri sizlerle buluşturmağa devam
edeceğiz.
Şarkıda dediği gibi, “Üzüntüyü Bırak, Yaşamaya Bak”...
Müzik dolu günler dileğiyle... |
|
Dani
Grünberg
ODEON Grubu Müzik
Yapımcılık
Yönetim Kurulu Üyesi -
Aralık
2008 |
|
|
1 -
Üzüntüyü Bırak Yaşamaya Bak
Söz : Ülkü Aker
Müzik : Raskin |
|
2 -
Telefondayım Yine
Söz : Fecri Ebcioğlu
Müzik : Anonim |
|
3 -
Birazcık Yüz Ver
Söz : Fecri Ebcioğlu
Müzik : Rahbani Brothers |
|
4 -
Aşk Hırsızı
Söz : Fecri Ebcioğlu
Müzik : J.Carter-G.Stephens |
|
5 -
O Yaz Gecesi
Söz : Fecri Ebcioğlu
Müzik : Fecri Ebcioğlu |
|
6 -
Aşkı Sende Buldum
Söz : Ülkü Aker
Müzik : A.Kakaliaku-N.Elineu |
|
7 -
Ağlama Boş Yere
Söz : Ülkü Aker
Müzik : P.Franco |
|
8 -
Vazgeçtim Bu Aşktan
Söz : Fecri Ebcioğlu
Müzik : Selmi Andak |
|
9 -
Hatıralar Geçer
Söz : Fecri Ebcioğlu
Müzik : Bendaud |
|
10 -
Uzat Artık Elini
Söz : Fecri Ebcioğlu
Müzik : Josef Hadar - Moshe Dor |
|
11 -
Söndür Ateşi
Söz : Fecri Ebcioğlu
Müzik : Anonim |
|
12 -
Sevmem Sevmem
Söz : Fecri Ebcioğlu
Müzik : Anonim |
|
13 -
Sarhoş
Söz : Ülkü Aker
Müzik : A.Canfora-G.Pirauit |
|
14 -
Kim İçin Ne İçin
Söz : Fecri Ebcioğlu
Müzik : Salvatore Cucchiara |
|
|
Vazgeçmeyiz Bu
Aşktan
“Işıkları karartılmış salonda dans edenler
yerlerine oturmuşlardı. Kahkahalar sigara
dumanlarına karışıyordu. Pistin kenarındaki
piyanonun başına genç bir adam geçti. Parmakları
bir müddet tuşlar üzerinde dolaştı. Sonra genç
ve güzel bir kadını mikrofona davet etti. Şimdi
dedi, size genç şantöz Gönül Turgut’u takdim
ediyoruz. Salon önce alkışlara boğuldu. Az sonra
alkışlar ve konuşmalar kesildi. Mikrofonda
romantik bir parçanın sözleri, orkestranın
eşliğinde salona yayılıyordu...”
1962 tarihli Ses dergisinin bir sayısı, Gönül
Turgut’u böyle başlayan bir yazı ile okurlarına
tanıtmıştı.
Türkçe pop yeni yeni başlıyordu. Fecri Ebcioğlu,
sonradan bir çığır açacak olan “Bak Bir Varmış
Bir Yokmuş” u ancak yazmış, İlham Gencer’e
söyletmişti. Ama başka bir örnek de yoktu henüz,
devamı gelmemişti daha.
Sahnelerde Rüçhan Çamay, Ayten Alpman, Erol
Büyükburç, Alpay, Ay-Feri ve Tülay German
fırtına gibi esmekteydi. Ama henüz Türkçe
söylemiyordu hiçbirisi. Çoğunlukla caz
söyleniyordu. Repertuarına popüler birkaç şarkı
almak isteyen de, İtalyanca, Fransızca ya da
İspanyolca şarkıları tercih ediyordu.
Henüz 1962 yılının başlarındaydık.
Dere Coşuyor Dere
Doruk Onatkut o yılların “anahtar”
isimlerindendi. “Kara Tren”i düzenledi önce ve
Alpay’a söyletti. Aklın yolu birdir; geleneksel
ezgilerimizin batılı bir forma sokulabileceğini
savunanlardan biri de Erdem Buri’ydi. Buri
“Burçak Tarlası”nı seçip götürdü Onatkut’a.
“Bunu da bizim için yap,” dedi, Onatkut da
yaptı. Daha sonra popüler müziğimizin klasikleri
arasına girecek olan “Burçak Tarlası”, 1964
yılında Balkan Melodileri Festivali’nde German
tarafından söylendi, ardından plak olarak
yayınlandı ve emeklemekte olan pop müziğimizi
kanatlandıran şarkılardan biri oldu.
İşte bu sıralarda Gönül Turgut girdi hayatımıza.
Ve bunda da Doruk Onatkut’un payı vardı; önemli
bir payı.
Onatkut’un orkestrasında caz söyleyerek başladı
Gönül Turgut. Ama diğer caz söyleyenler gibi
değil, Tülay German gibi düşünmekteydi o da.
Yayılmakta olan pop müziğini önemsemek
gerektiğini, red etmemek gerektiğini
düşünmekteydi.
Sesi ile, şarkı söyleme biçimi ile, sahnedeki
duruşu ile, şıklığı-güzelliği ile kısa bir
zamanda isim de yaptı. Zamanın basını “narin
genç kız” olarak anmaya başlamıştı onu. Ve
gençliği-güzelliği-şıklığı kadar, ses ve yorum
gücü de takdir görmeye başlamıştı.
“Memleketimizde hemen hemen şarkıcılar arasında
hiç görülmemiş şekilde yüksek perdelerde
korkmadan tırmanarak öyle bir ‘La Verita’ söyler
ki…” diye naklediyordu basınımız, “herkesin ağzı
açık kalır…”
Sahne üstündeki bu başarıyı plaklara da taşıdı
Gönül Turgut. Solisti olduğu orkestraların
plaklarında, en azından plakların bir yüzünde
yer aldıktan hemen sonra, Philips’in kanatları
altında son derece modern, son derece pop
şarkılara imza attı.
Uzat Artık Elini
“Uzat Artık Elini” ve “Kim İçin ne İçin”
şarkılarının yer aldığı 45’lik 1967 yılında
yayınlandı. Ardından da “Sevmem Sevmem” ve
“Telefondayım Yine” şarkılarının bulunduğu
45’lik geldi.
“Telefondayım Yine” adlı şarkı, (Philips ve
Regal gibi firmaları da çatısı altında toplamış)
Grünberg Ailesinin, “filmleştirmek” için seçtiği
üç beş şarkıdan biri de oldu.
“Filmleştirmek” dediğimiz de, “klip”in ta
kendisi.
Şimdi bulunduğumuz noktadan, bunu normal ya da
sıradan-gündelik bir şey olarak kabul edebilir,
öyle görebiliriz. Ancak daha 60’lardaydık ve
plağı yayınlanmış bir şarkıya film çekmek,
epeyce uçuk bir fikirdi. Ancak Grünberg
Ailesinin yaptığı başarılı işlerden biriydi bu
da. Geleceği kırk yıl öncesinden görmüş, doğru
okumuşlardı. Grünberg Ailesi, 45’lik satışlarını
artırmak için kafa yormuş ve bir dizi yeniliği
birlikte faaliyete geçirmişti. Sinemalarda, film
öncesi (yani reklam filmi niyetine) “şarkı
filmleri”nin gösterilmesi de bu yeniliklerden
biriydi işte. Ve bu “reklam” ya da “film” işe
yaradı. “Telefondayım Yine” başını alıp gitti,
şarkı ile birlikte Gönül Turgut da kanatlandı.
Mary Hopkin’in bütün dünyayı birbirine katmış
şarkısı “Those Were The Days”in Türkçe
versiyonlarından biri olan “Üzüntüyü Bırak
Yaşamaya Bak”, İtalyan diva Mina’nın bir
şarkısından yola çıkılarak yapılmış “Ağlama Boş
Yere” (ki, bu şarkıda söz yazarı olarak Ülkü
Aker de girdi devreye) ve “Aşkı Sende Buldum”
adlı şarkılar-plaklar, tepelere tırmanmaya
başlamış Gönül Turgut’u zirveye yerleştirdi.
O Yaz Gecesi
Gönül Turgut şarkıdan şarkıya atlamakta, bir
sahneden diğerine geçmekteydi artık.
Çayhane’nin ardından Yeşil Horoz’da, Viski A Go
Go’da şarkı söyledi. Bu parlak dönem de birkaç
önemli plak ile taçlandı. Ebcioğlu’nun Lübnanlı
Rahbani Kardeşler’in bir şarkısı üzerine yazdığı
“Biraz Yüz Ver”, bizzat Ebcioğlu’nun bestelediği
(en azından plak böyle söylüyor) “O Yaz Gecesi”
ve sonradan popüler müziğimizin en yaratıcı
bestecilerinden biri olacak Selmi Andak’ın,
Atina’daki Apollonia Festivali’nde Sevinç Tevs
tarafından söylenmiş ama plak olarak
yayınlanmamış “Ve Ben Yalnız”ı, memlekette Gönül
Turgut adının bilinmediği-duyulmadığı tek bir
yer bırakmadı.
“Ve Ben Yalnız” sonrası ise beklenmeyen, hem de
hiç beklenmeyen bir şey oldu. “Tamam,” dedi
Turgut, “buraya kadarmış,” dedi.
Herkes şaşırdı, “Nasıl olur bu?” dedi ama kar
etmedi.
Gönül Turgut müziği bırakmaya karar vermişti.
İnanmayan da oldu elbette. O zaman da, tıpkı
bugün gibi bir karış suda fırtınalar koparmaya
meraklı şarkıcı da, gazeteci de çoktu. Bu
nedenle Turgut’un bu kararını “Reklam yapıyor,
yarın öbür gün döner, göreceksiniz,” şeklinde
karşılayanlar da, olmadı değil.
Ama o dönmedi.
Son plağını yaptı ve ardına bile bakmadan Mehmet
Üstünkaya ile kurduğu yuvasına adadı kendini;
yuvasına ve kızı Aslı Üstünkaya’ya.
Şüphesiz pop müziğimiz için, büyük bir kayıp
oldu bu karar. O olağanüstü ses ile yorumlanmış
çok daha fazla şarkımız olabilirdi.
Ama kaybın (ya da zararın) büyüğü,
yapıldığı-söylendiği kadarıyla olsun, Gönül
Turgut şarkılarının plaklar üzerinde kalmış,
dijital bir ortama transfer edilememiş
olmasıydı.
Asıl kayıp buydu.
Neyse ki yanlış hesap, 70’lerin başında kesilmiş
hesap Odeon sayesinde düzeltiliyor, Gönül
Turgut’un hakkı teslim ediliyor.
Odeon’un hem vefalı hem de müzik tutkunu
yöneticisi Dani Grünberg ve başarılı proje
sorumlusu Zeynep Göktürk’e ne kadar teşekkür
etsek azdır. Bu iki isim, Odeon arşivini çok
başarılı bir biçimde CD’lere taşımakta
yıllardır. Gönül Turgut albümü de, bu
faaliyetlerinin doruk noktalarından biri
sayılmalı.
Ama asıl teşekkürü Gönül Turgut’a etmeliyiz. O
olağanüstü ses ile birkaç kuşağı birden
delicesine etkilemiş Gönül Turgut’a, ne kadar
teşekkür etsek azdır.
Onun da, şarkılarının da hakkını ödememiz mümkün
değil.
Ama belki bu şarkıların, şimdi de genç
kuşaklarca bilinecek-keşfedilecek olması
Diva’mızı mutlu edecek ve bu durum da, yıllar
sürmüş kadirbilmezliğimizi, bir parça olsun
telafi edecektir.
Bir uyarı ile sonlandıralım yazımızı.
Albümü CD player’a yerleştirin. Play tuşuna
basmadan önce derin bir nefes alın. Çünkü
duymaya başlayacağınız ses şaşırtacaktır sizi.
Çok şaşırtacak, “Bu nasıl ses böyle?”
dedirtecektir.
Böyleydi hakikaten.
Emsali olmayan bir ses, emsali olmayan bir
yorumcuydu Gönül Turgut. |