|
1 - Zeki Müren
" O Beni Bir Bahar Akşamı
Terk Edip Gitti "
Türk müziğinin “Bir Bahar Akşamı” ile işi hiç bitmemiştir.
“Bir Bahar Akşamı” rastlanmış olan sevgili, bir başka bahar akşamı
da terk edip, gitmiştir. Elden ne gelir ki; bu “yeşil gözlü-şirin
sözlü” meleğin ardından göz yaşı dökmekten başka, elden ne gelir ki?
Zeki Müren de bunu yapıyor işte, “Dön bana” dilekleriyle birlikte.
2 - Perihan Altındağ Sözeri
" Dargın Ayrılmayalım "
Ayrı düşmüşlerin “kavuşma”,
birlikte ve mesut olanların da “ayrılma” simgesiydi “tren”. “Uçak”
dediğimiz şeyin bu kadar da tabana yayılmadığı ve had safhada bir
lüks simgesi olduğu o yıllarda, her iki tarafın da gözleri
“vagonları üzgün üzgün” dolaşırdı. “Çiçekleri soldurma” sırası
Perihan Altındağ Sözeri’de bu sefer; ayrılığın bir diğer adı ise
“bir demet beyaz karanfil”.
3 -
Müzeyyen Senar
" Seni Sesini Gözlerinin Rengini
"
“O gözlerin rengini, o tatlı
günleri” unutabilmek, “şu yaralı gönlü” avutabilmek üzerine bu
şarkı. Türk müziği dendiğinde akla gelen ilk isimlerden olan
Müzeyyen Senar’ın sesinden ölümsüzlüğe kavuşmuş sanki. Zaten en
başta gelen özelliğidir bu Müzeyyen Senar’ın; şarkıları ölümsüz
kılmak.
4 -
Sevim Çağlayan
" Sevdim Ben Seni "
Yalnızca “Şahane Kadın” mıydı
Sevim Çağlayan? Hayır. Şahane kadın-şahane sanatçıydı o. Sanatçı
dediğinin, plak stüdyolarında değilse bile, sahnelerde elinden
geldiği kadar renkli olması gerektiğini düşünen ve bunu ilk
uygulayanlardandı. Mevsimler mevsimleri kovaladı, çok zaman geçti ve
hala bir tek “Şahane Kadın”ımız var; o da Sevim Çağlayan. Sevdik biz
O’nu...
5 -
Mediha
Demirkıran
" Nihansın Dideden "
Hem “Nihansın Dideden” olacak,
hem de Türk müziğinin en nev-i şahsına münhasır seslerinden Mediha
Demirkıran seslendirecek. Rüya gibi; hatta daha fazlası.
6 -
Nesrin Sipahi
" Makber (Her Yer Karanlık) "
Yalnızca gönülleri mest etmekle
kalmamıştır “Makber”, aynı zamanda büyük ya da güçlü ses iddiasında
olanları imtihan da etmiştir. Adı “Öyle bir ‘Makber’ söyler ki…”ye
çıkanın, sırtı kolay kolay yere getirilememiştir. Öyle bir “Makber”
söylüyor ki Nesrin Sipahi, o kadar olur.
7 -
Alaeddin Yavaşça
" Derdi Baştan Atalım
Yaşamaya Bakalım "
Türk müziğinin her dem
“beyefendi” yorumcularından Alaeddin Yavaşça’dan hayatın şenlikli
anlarına ilişkin bir şarkı. Günümüzün en genç, en radikal, en
insanın gözünün yaşına bakmaz mecralarından Ekşi Sözlük’te bile,
hakkında son derece olumlu notlar düşülmüş bir yorumcudan, bir
“şarkılara tutunmak” çağrısı.
8 -
Sabite Tur Gülerman
" Sen Körfeze Geldiğin Zaman "
Eşsiz solistlerimizden Sabite
Tur Gülerman, “aşk” denilen başı sonu olmayan tutkuyu-saplantıyı,
olabilecek en sade şekliyle resmediyor: “Sen körfeze geldiğin zaman
yıldızlar güler; susar deniz, susar rüzgar…”
9 -
Mustafa Sağyaşar
" Avuçlarımda Hala Sıcaklığın
Var "
İnanıyoruz, her zaman da
inandık. Gidenin ardından, “Unuttuk” desek de yalan, boydan boya
yalan. Zaten çok sağlam bu şarkı, Mustafa Sağyaşar gibi çelebi bir
sanatçının sesinden, dinleyeni de anında dahil ediyor macerasına.
10 -
Yaşar Özel
" Gitmek mi Zor, Kalmak mı Zor?
"
“O sabahı”, “ayrılık” denilen
ateşten gömleği giyenlere sormak gerekir; işin bu kısmını böyle dile
getirmiş Yusuf Nalkesen; tamamen de haklı. Sıra dışı ses rengi ile,
her şarkıyı daha da yükseklere çıkaran Yaşar Özel’in anlattığı bu
seferki “zor” evre, yürek kanatıcı.
11 -
Ziya Taşkent
" O Ağacın Altını Şimdi Anıyor
musun? "
Çok sevilmiş, çok popüler bir
hale gelmişti bu şarkı; bir başka şarkıyla cevap verilecek kadar
popüler. “Aşk”ın taraflarından biri sormuştu soruyu, cevap da diğer
taraftan gelmişti: “O ağacın altını, anmaz olur muyum hiç!” Ziya
Taşkent’in sesinden, bir “masumiyet çağı” panoraması.
12 -
Semra Ersoylu
" Artık Bu Solan Bahçede "
“Artık bu solan bahçede,
bülbüllere yer yok,” diyor Semra Ersoylu. “Bir yer ki, artık bu
solan bahçe”, sevenler de-sevilenler de terketmiş; ama bülbüllerden
önce, ama sonra. Albümün konuklarından biri olan Alaeddin
Yavaşça’nın pusulası, Faruk Nafiz Çamlıbel’in şiiriydi.
13 -
Serap Mutlu Akbulut
" Bana Bir Aşk Masalından
Şarkılar Söyle "
Erol Sayan’ın nice kalbi
ferahlatmış, nice gönüle huzur dağıtmış şarkısı, Türk müziğinin en
“mektepli yorumcu”larından kabul edilen Serap Mutlu Akbulut’un
sesinden kalp ferahlatmaya da, huzur dağıtmaya da devam ediyor.
14 -
Sevim
Tuna
" Gönlüm Aşkınla Sarhoş "
Büyük çoğunluk Sevim Tuna
dendi mi, “Bağdat Yolu”nı hatırlıyor genellikle. Hakları da yok
değil. “Bağdat Yolu”na öyle bir daveti vardı ki sanatçının, en taş
kalpli bile ilgisiz kalamazdı. Ama Tuna buna benzer onlarca başka
şarkı da söylemiş ve o zarif edasını, hepsine de aktarmıştır.
“Gönlüm Aşkınla Sarhoş” da, bunların arasında.
15 -
Tahir Engin İçöz
" Gönlüm Seher Yeli Gibi "
Tasavvuf ile, özellikle Yunus
Emre ile çok içten, çok yakından bağlar kurmuş TRT kökenli Tahir
Engin İçöz’den, ruhları “şad” edecek bir şarkı. “Seher yeli gibi
daldan dala esiyor” İçöz, “bahar seli gibi, setler yıkıp” geçiyor.
Yıllar evvelsi bu
kayıtlara emekleri geçen tüm ses ve saz san’atçılarımızla, besteci
ve söz yazarlarımızı içten dileklerimizle kutluyoruz. |