Dario MORENO'suz
 " 40 yıl "

 

DARIO MORENO

 Dario Moreno ile 1968 yazında, vefatından birkaç ay önce tanıştım. ODEON’un önemli sanatçılarındandı ve kariyerinin doruğundaydı. Yaptığı bütün plaklar çok satıyordu, bütün şarkıları dillere düşüyor ve herkes tarafından ezbere biliniyordu. Yurtiçi ve yurtdışında tanınan ve bilinen başarılı sanatçılarımızdandı.
 O zamanlar Londra’da öğrenciydim. Yaz tatili için İstanbul’da bulunduğum sırada, Caddebostan sahilinde, zamanın önemli eğlence merkezlerinden birinde sahne almaktaydı. Ben de şirketimizi temsilen arkadaşlarımla birlikte kendisini izlemeye gittim. Program sonunda kuliste, Erkan Özerman beni Dario Moreno ile tanıştırdı. Ne mutlu bana ki, kendisi ile tanışma, sahnede canlı performansını izleme fırsatım oldu. Eşsiz bir geceydi...
 Türkiye’deki son programlarından biri olacağını nereden bilebilirdim...
 Üzerinden tam 40 yıl geçti...
 Dario Moreno’suz 40 yıl...
 Ve biz onu hiç unutmadık...
 Gençler tanımayabilir veya az tanıyor olabilirler. Biz bunu telafi etmek, yeni nesile de Dario’yu tanıtmak istedik.
 Elinizde 21 şarkılık bir albüm var. Hepimizin bildiği Türkçe şarkılarının yanında, Fransızca ve İspanyolca şarkılar da yer alıyor. Bu albümün 10 şarkısı Türkçe, 10 şarkısı Fransızca, 21. şarkı ise, kendi stüdyomuzda, Fatoş’un titiz çalışmalarıyla hazırlamış olduğu, çok keyifli Türkçe, Fransızca ve İspanyolca mix... Dolu dolu bir DARIO MORENO albümü yapmaya çalıştık.
 Dario Moreno albümü projesi üzerinde uzun zamandır düşünüyor ve araştırmalar yapıyorduk. İlk olarak DARIO MORENO’yu yakından tanıyan, menajerliğini yapmış, o günleri dolu dolu yaşamış, Sevgili Arkadaşım Erkan Özerman’a bahsettim, kendisi ilk günden itibaren bize her konuda gönlünü, özel fotoğraf arşivini, anılarını açtı, kitapçıktaki güzel yazıyı yazdı, bizden desteğini hiç esirgemedi. Kendisine sonsuz teşekkürler...
 İzmirli olan ve İzmir’e derin bir sevgiyle bağlı, herkesin çok iyi tanıdığı ve çok sevdiği sanatçımız DARIO MORENO albümü için hazırlık yaparken, yine bir İzmirli ve koyu bir Dario hayranı Murat Gültekin, projemize, destek verdi, katkıları için kendisine teşekkür ederim.
 Bu albümü her zamanki yakın mesai arkadaşlarımla hazırladık; Zeynep ve Fatoş’a büyük bir teşekkür, içtenlikle ve titizlikle çalıştılar...
 Bu albüm pek çoğumuzu gerilere götürecek, anıları canlandıracak; gençlere, bu şarkıları bilmeyenlere eğlenceli zamanlar geçirtecek...
 Keyifle dinleyeceğinizi umuyorum...

Dani Grünberg
ODEON Grubu Müzik
Yapımcılık ve Tic.A.Ş.
Yönetim Kurulu Üyesi
Kasım 2008


“Deja 40 ans”... “Kırk yıl geçti aradan”...

 Dario Moreno’yu 1 Aralık 1968 günü İstanbul’da uçağa binmek için gittiği Atatürk Havaalanı’nda geçirdiği beyin kanamasıyla kaybettik. O muhteşem sesiyle, canlılığıyla, zengin ritimli şarkılarıyla “mutluluk taciri” (Le marchand du bonheur) olmaya hala devam ediyor. Yalnız ülkemizde değil, tüm dünyada plakları CD olarak listelere yeniden girdi, klüplerde en çok istek alanlar arasına girip DJ’lerin gözdesi oldu.
 T.C. pasaportunu Avrupa’da mesleğinin zirvesindeyken bile değiştirmeyen, ömrü boyunca hep “İzmirli Dario” olarak kendini tanıtan örnek bir vatandaşımızdı.
 3 Nisan 1921 günü İzmir’de David Arugete adıyla dünyaya gelmiş İzmirli Musevi bir ailenin çocuğu olan Dario Moreno çok küçücük yaşlarında yetim kaldıktan sonra annesi Bayan Rosa ikinci kez evlenirken küçük David’yi İzmir Musevi yetimhanesine bırakmıştı.
 Son 10 yılını paylaştığım sanatçıyla mesleğimizin çok önemli bir olayına birlikte imza atmıştık. TRT’nin ilk deneme yayınını sunuyordum (1966), konuğum ülkemizin gururu “Dario Moreno” idi.
 Askerliğini bitirdikten sonra Fritz Kerten (Andre Kerr) orkestrasının şarkıcısı olarak Taksim Belediye Gazinosunda tekrar şarkı söylemeye başlayan Dario ünlenmeden şansını denemek için Fransa’ya gitti. İlk yılları çok zor geçti. Ama o Marouani menajerlik, artistik ajansının şarkıcısı olmayı başardı. Şöhret yolunda yeşil ışık yanmıştı. Bir kaç sene sonra Fransa’nın en popüler şarkıcılarından biriydi, hatta Gilbert Becaud/Charles Aznavour “me-que me-que” şarkısını onun için bestelemişlerdi ve Olympia Müzikholünün vedeti olmuştu... Şimdiler de herhangi bir şarkıcının 1 konser verip bizi mutlu ettiği müzik mabedi olan Olympia’da üç hafta, star olarak salonunu tıklım tıklım dolduran nadir sanatçılardan biriydi Dario.
 Popüler, yani halkın sevgilisiydi, entellektüel kesimin onu kabullenmesi o kadar kolay olmadı. Ne var ki film sanatçısı olarak Clouzot’nun “Le Salaire de la peur” ve “Oeil peur oeil” filmlerinin başarısı Dario’ya güç verdi. ”Neşeli Şarkıcı” adı yanına komple bir artist olduğunu da kanıtlayan kimlik kazandırdı.
 “Mor Cadillac’lı”, “müezzin sesli” şarkıcı tabirleri onu üzmedi, bildiği, inandığı yolda müzik yaşamına devam etti. Meslek hayatını Jacques Brel’le oynadığı Don Quichotte müzikaliyle zirvede noktaladı.
 Meksika’dan, Brezilya’ya Amerika Kıtasının müziğini Fransızca sözlerle Avrupa’ya sevdirdi. Nat King Cole, Trini Lopez, Mario Lanza, Perry Como, Johnnie Ray ve daha bir çok dünyaca ünlü şarkıcının melodilerini Fransızlar Dario’nun sesinden sevdiler.
 Şarkıları Türkçe sözlerle plağa okurken hep yanındaydım. Söylediklerini bugün gibi anımsıyorum. Amacı şuydu: “Dünyaca ünlü melodileri milletime Türkçe dinletmek istiyorum. Anadolu’nun o zengin folklor hazinesini de yabancılara kendi dillerinde okuyorum. İşte benim misyonum bu...”
 Kırk yıl geçti aradan... Görüyoruz ki Dario’nun arzuları gerçekleşti, yolundan yüzlerce müzisyen devam etti. Eminim olduğu yerde çok mutludur. Bugün onu saygıyla, hasretle, sevgiyle anıyoruz.

Erkan Özerman
Kasım 2008

ALBÜMDEKİ ŞARKILAR

1- Her Akşam Votka, Rakı ve Şarap "Sarhoş"

2- Deniz ve Mehtap (Aşkımız Bitti)

3- Hatıralar Hayal Oldu

4- İstanbul'un Kızları

5- Mesut Ol Sen

6- Olam Boyun Kurbanı

7- Kalenin Bedenleri

8- Canım İzmir

9- Sarı Kanaryam

10- Canım Adanalı

11- Canım İnci'cim

12- Y'a du travail

13- Les mouettes de Mykonos

14- Seul

15- J'ai ma tete qui tourne

16- Les filles d'İstanbul

17- On ne peut jamais savoir

18- Toi par dessus les toits

19- Ali

20- Doucement les amis

21- Kalenin Bedenleri
(Türkçe-Fransızca-İspanyolca)

DARIO MORENO Biyografi:

 Moreno, 3 Nisan 1921 tarihinde İzmir'in Mezarlıkbaşı semtinde doğdu. Tren istasyonunda çalışan babası trajik bir şekilde vurulup ölünce yetim kaldı. Dört kardeşi daha olan Moreno, annesi Madam Roza tarafından yetimhaneye verildi. Dört yaşına kadar yetimhanede kalan Moreno daha sonra Yahudi ilkokulunu bitirdi.
 Gençlik yıllarında pek çok farklı işte çalıştı. En yakın çocukluk dostu Alber Dinar'dır. Çalıştığı esnada kendini yetiştirdi ve Kardıçalı işhanında yanında getir götür işlerinde çalıştığı İzmir'in ünlü avukatlarından birinin katipliğine yükseldi. Ayrıca geceleri Milli Kütüphane'ye gidip Fransızca çalışıyordu. Yine bu sıralarda başlayan gitar merakını eline geçen bir gitar vasıtası ile geliştirdi.
 Aynı dönemlerde Bar-Mitsva törenlerinde şarkılar söylemeye başladı. Gençlik çağlarında kendi semtinde ve İzmir'de iyice tanınır olmuştu. Moreno askerliğini İkinci Dünya Savaşı sıralarında piyade olarak Akhisar Orduevi'nde yaptı. Burada caz orkestrasında solistlik yaptı ve yine Konya ile Adana'daki askeri yerlerde sahneye çıktı. Askerlik döneminde müzik ile daha içli dışlı olan Moreno İzmir Kordon'da bulunan NATO binasının yerindeki Marmara Gazinosu'nda da sahneye çıktı. Moreno ilk konserini ise Konak vapur iskelesinin üzerindeki gazinoda verdi. Moreno müzisyenliğini biraz daha ilerletince annesi Madam Roza ile birlikte Mithatpaşa Caddesi üzerinde bulunan Karataş semtindeki Asansör Sokağı'na taşındı. (Sokağın bugünkü adı Dario Moreno Sokağı'dır. Halk arasında bu sokak ve çevresi "Asansör" olarak anılır.)
 Gittikçe daha da ünlenen Dario Moreno'nun şöhreti İzmir Palas otelinde iyice parladı. Askerlikten sonra ise Moreno bir süre İstanbul Fenerbahçe'deki Belvu Gazinosu'nun sahnesine çıkmaya başladı. Bu arada Moreno, Ankara'da bulunan Bomonti Gazinosu'nda sahne almak üzere iki gün için Ankara'ya gitti. Ancak iki yıl Ankara'da kaldıktan sonra tekrar İstanbul'a dönebildi ve Fritz Kerten'in orkestrasına solist olarak girdi. Moreno, Ankara'da kaldığı yıllarda Orhan Veli ile oda arkadaşlığı da yapmıştır. İstanbul'da bir yıl boyunca çalıştıktan sonra Atina'ya geçti. Burada çalışırken Paris'te bulunan bir emprezaryoya telgraf çektikten sonra oraya gitti. Moreno burada ilk olarak Perto Del Sol Müzikholü'nde sahneye çıktı. Paris'teki ilk yılları başarısızlık yıllarıdır. Almanya'daki Amerikan askeri kulüplerinde bir müddet şarkı söyledikten sonra Fransa'da ilk defa Jezabel şarkısı ile olağanüstü bir başarı elde etti. Paris'te; daha sonra Cannes'da bulunan Palm Beach Oteli'nde şarkı söyleyen Moreno daha sonra söylediği "Adieu Lisbon" ve "Cou Courou Cou Cou" isimli kalipsolar ile ününü pekiştirdi. Annesini ve İstanbul'da yanında çalıştığı Fritz Kerten’i, adını Andre Kerr'e çevirterek piyanist olarak yanına aldı.
Onu fanatik bir İzmirli ve bu toprakların insanı yapan en ilginç hareketlerinden birini 1968 yılında Paris’te düzenlenen Latin Amerikan Şarkıları Festivali’nde yapmıştır. Fransa adına yarıştırılıp, 1. seçildiğinde göndere Fransız bayrağı çekilirken, müdahale edip, göğsünden Türk Bayrağı çıkarıp, “Ben Türk’üm ve İzmirliyim” demiştir.
“İzmir, tatlı ve sevgili şehrim... Bir gün şayet senden uzakta ölürsem, Beni sana getirsinler... Fakat mezarıma götürürlerken, ‘öldü’ demesinler, ‘uyuyor’ desinler koynunda... Tatlı İzmir’im...”
 DARIO MORENO 1 Aralık 1968 günü vefat etmiş, ölümünün hemen ardından, İzmir’e gömülme vasiyetine rağmen, annesi Madam Roza oğlu Moreno'yu gömülmek üzere İsrail'deki Holon kenti mezarlığına götürmüş ve Moreno orada defnedilmiştir.

| Ana Sayfa |

|    Ana Sayfa    |    Yukarı    |