|
bak bir varmış bir yokmuş ( 5 ) |
|
|
|
Satın Al |
|
|
|
Albümdeki Şarkılar |
|
1 |
SEMİRAMİS PEKKAN -
Dert Ortağım |
|
Söz : Ülkü Aker |
|
Müzik : Norayr Demirci |
|
2 |
TANJU OKAN -
Aşkı Bulacaksın |
|
Söz : Mehmet Teoman |
|
Müzik : Lana Sebastian, Paul
Sebastian |
|
3 |
NİLÜFER
-
Hatıra Defteri |
|
Söz : Mustafa
Alpagut |
|
Müzik : Mustafa Alpagut |
|
4 |
HÜMEYRA -
Anlatamıyorum |
|
Söz : Orhan Veli
Kanık |
|
Müzik : Onno Tunç |
|
5 |
FERDİ ÖZBEĞEN -
Piyanist |
|
Söz : Ülkü Aker |
|
Müzik : Jose Feliciano |
|
6 |
AYTEN ALPMAN
-
Neden Sanki Dünya Dar Gelir İnsana |
|
Söz : Fikret Şeneş |
|
Müzik : S.Tracey |
|
7 |
FÜSUN ÖNAL -
Ah Nerde |
|
Söz : Oktay
Yurdatapan (Tuğrul Dağcı) |
|
Müzik : H.Joachim & Ilan Cohen |
|
8 |
JUANİTO -
Ay Beyaz Deniz Mavi |
|
Söz : Selahattin
Sarıkaya |
|
Müzik : Selahattin Sarıkaya |
|
9 |
NESRİN SİPAHİ -
Kalbi Kırık Serseri |
|
Söz : Fecri Ebcioğlu |
|
Müzik : Norayr Demirci |
|
10 |
GÖNÜL TURGUT -
Birazcık Yüz Ver |
|
Söz : Fecri Ebcioğlu |
|
Müzik : Rahbani Elias-Rahbani
Ziad |
|
11 |
DARİO MORENO - Olam
Boyun Kurbanı |
|
Söz : Anonim |
|
Müzik : Anonim |
|
12 |
ESİN AFŞAR -
Zühtü |
|
Söz : Burhan Gökalp |
|
Müzik : Burhan Gökalp |
|
13 |
RANA-SELÇUK ALAGÖZ -
Zeyno |
|
Söz : Selçuk Alagöz |
|
Müzik : Selçuk Alagöz |
|
14 |
CAHİT OBEN -
Ona İnanma Buna İnanma |
|
Söz : Mehmet Teoman |
|
Müzik : Cahit Oben |
|
15 |
CİHAN AKERSON -
Hiç Şansım Yokmuş |
|
Söz : Çiğdem Talu |
|
Müzik : Mino Reitano |
|
16 |
NEJAT YAVAŞOĞULLARI -
Sen Diyorsun ki |
|
Söz : Nejat
Yavaşoğulları |
|
Müzik : Nejat Yavaşoğulları |
|
17 |
AY-FERİ -
Bekleme Boşuna |
|
Söz : Edward Saatçi |
|
Müzik : Apostolos Kaldaras |
|
18 |
FECRİ EBCİOĞLU -
Zengin Olsaydım |
|
Söz : Fecri Ebcioğlu |
|
Müzik : Hubert Ballay |
|
19 |
MARC ARYAN -
Moda Yolunda |
|
Söz : Fecri Ebcioğlu |
|
Müzik : Marc Aryan |
|
20 |
İLHAM GENCER -
Yalnız Bir Tek Gece |
|
Söz : İlham Gencer |
|
Müzik : Anonim |
|
|
|
ODEON
KOLEKSİYON
1924 yılında kurulan şirketimiz ODEON, kuruluşundan 1980
yılına kadar taş plak, 45’lik ve LP olarak pek çok eser
kaydetmiştir.
Bu zaman zarfında ODEON, pek çok değerli ses ve eserden
oluşan çok önemli bir arşive sahip olmuştur.
Neden bu zengin arşivimizi müzikseverlerle buluşturmuyoruz
fikri oluştu bende. Bu fikir doğrultusunda çalışmalar
başlattım. Uzun süren teknik çalışmalardan sonra projeler
oluşmaya başladı. Ve böylece ODEON KOLEKSİYON yavaş yavaş
ortaya çıktı. Önce Türk Sanat Müziği Serisi, sonra Türk Pop
Müziği serisi, en son olarak da Türk Halk Müziği serisi...
BAK BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ da Karma Pop serimizin ilk ve
önemli bir parçası oldu. Ayrıca itiraf etmeliyim ki, 1970’li
yıllarda, benim işe yeni başladığım günlerde, pek çoğunun
oluşumu sırasında bizzat bulunduğum bu şarkıların tekrar
gündeme gelmesinden dolayı BAK BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ’un yeri
bende bir başka...
BAK BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
2 yıl gibi uzun süre hazırlık çalışmalarından sonra 2003
yılında müzikseverlerle buluşan BAK BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ 1
çok güzel tepkiler aldı ve bunu 2., 3. ve 4. albüm takip
etti.
Ve şimdi sıra BAK BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ 5’de...
Neler mi var bu beş albümde...
45 sanatçı...
100 şarkı...
Ve bir sürü hatıra...
Ajda Pekkan’dan, Nilüfer’e, Ayten Alpman’dan, Nesrin
Sipahi’ye, Tanju Okan’dan, Timur Selçuk’a, Hümeyra’dan, Bora
Ayanoğlu’na, Füsun Önal’dan, Gönül Turgut’a her biri çok
sevdiğim, pek çoğuyla birebir çalıştığım, dönemlerine damga
vurmuş, bir kısmı hala sahnelerde olan, hala albümler yapan,
pop müziğin tarihini yazan hepsi birbirinden değerli ve
önemli 45 sanatçı yer aldı bu seride.
Burada sayamadığım her biri liste başı olmuş veya listelerde
yer almış, döneminde büyük sükse yapmış, günümüzde hala
bilinen ve genç sanatçılarca cover yapılan birbirinden güzel
100 şarkı var bu seride.
Buradan tüm yorumcularımıza, eser sahiplerine, varislerine
yardımları ve katkıları için, bu güzel eserler için çok tek
tek teşekkür ediyor, aramızdan ayrılanlara Tanrıdan rahmet,
bizimle olanlara uzun, sağlıklı, müzik dolu bir ömür
diliyorum.
Anılar;
Sevgili Nino Varon ile çalışırken sık sık o günlere döndük,
o ilk kayıt günlerindeki heyecanları tekrar yaşadık.
Nilüfer’in ilk stüdyo kaydını, Ajda’nın uçakta Altın Plak
alışını, Füsun’un deli doluluğunu ve daha pek çok şeyi
hatırladık.
Ve tabii her şarkı da başka anılara daldık...
1961 yılında resmi ilk Türkçe sözlü pop parçası olan BAK BİR
VARMIŞ BİR YOKMUŞ’u serimize isim olarak koymayı uygun
bulduk. Bu şarkıyı seslendiren Sevgili İlham Gencer Türk Pop
tarihine önemli katkıları olmuş, birbirinden değerli
sanatçıyı bize kazandırmış, hala enerjik, hala faal... Örnek
almamız gereken çok şey var kendisinden. Açılışı onunla
yapmıştık, kapanışı da onunla yapmak istedim.
BAK BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ serimizi 5. albümü ve bu kutu ile
bitiriyoruz.
Bu projede birlikte yola çıktığımız 1 ve 2. albümün Müzik
Danışmanı Hakan Eren’e, 1970’li yıllarda da birlikte
çalıştığımız bu şarkılarının orijinallerini birlikte
hazırladığımız 3 ve 4. albümün Müzik Danışmanlığını üstlenen
Nino Varon’a, bütün serinin kapak yazılarını hazırlayan,
dostluğuyla her zaman yanımızda olan Naim Dilmener’e, tüm
serinin Proje Koordinatörlüğünü yapan, yılmadan izinleri
toplayan, oluşumundan, piyasaya sunumuna kadar tek tek
herşeyi ile ilgilenen Zeynep Göktürk’e, becerikliliği ve
pozitif enerjisiyle, asistanımız Esra Mumcu’ya, 1., 2. ve 3.
albümün masteringini yapan Hale Aktaş’a, 4 ve 5. albümün
masteringini yapan sizlere dinlenebilir bu pırıl pırıl hale
getiren Fatoş Dinçtük’e, yine tüm serinin kapak
tasarımlarını hazırlayan Feridun Ertaşkan’a çok teşekkür
ederim.
Ve sizlere...
BAK BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ serimizde de diğerlerinde olduğu
gibi bizi desteklediğiniz, yönlendirdiğiniz, şevk verdiğiniz
ve dinlediğiniz için çok teşekkürler.
BİR VARMIŞ.... DERKEN 5 OLMUŞ...
Başka serilerde buluşmak üzere... |
|
Dani
GRÜNBERG
ODEON Grubu
Müzik Yapımcılık
Yönetim Kurulu Üyesi
Aralık - 2007
|
|
|
|
YİNE
BİZİ BİZDEN ALACAK HATIRALAR
“Bak Bir Varmış Bir Yokmuş” adlı karma pop albümünün
ilki 2003 yılında yayınlandı. ODEON, zengin arşivinin
Türk Müziği sayfasını daha önce çevirmişti ama, işin pop
kısmı için, biraz daha beklemek zorunda kalmıştık. Gerçi
Tanju Okan’ın albümü ile (“Best Of-Bir Zamanlar”), işin
pop tarafının da Odeon nezdinde çok zengin olduğunu
hissetmemiş değildik ama, “Bak Bir Varmış…” albümleri,
hemen hemen herkesi, en müşkülpesent olanlarımızı bile
memnun etmiş, gözlerimizi doyurmuştu.
Bu ilk albüm, birkaç nedenle çok önemliydi.
Bir yandan, popüler müziğimizin en güçlü-en farklı
seslerine yeniden kulak vermemizi sağlıyordu. Gönül
Turgut ve Ay-Feri gibi diva’lar mesela, yıllar yıllar
sonra, ilk defa bu albüm ile yüzlerini göstermiş, o
kimselere benzemez seslerini 2000’lere de taşımışlardı.
Bu albüm, çok sayıda şarkıyı-yorumcuyu “Dijital Çağ”a
taşımaktaydı. Bu yeni çağa uyum da, “kaybolmamak”,
geleceğe uzanmak, bir ihtimal dünya döndükçe dönmek
demekti. Çünkü 45’lik ya da LP’ler üzerinde kalmak
demek, eninde sonunda, bir gün kaybolmak, temelli bir
şekilde yok olmak demekti. ODEON, bu ilk karma albüm ile
pop müzik tarihimizi oluşturan şarkıları avuç avuç
kurtarmaya başlamıştı.
Albümün gördüğü büyük ilgi, işin devamını da getirdi,
hem de çok iyi, çok sıkı bir biçimde getirdi. 2-3-4 dedi
ODEON; ve yetmedi, 5 dedi. Devamlılık dediğimiz şeyin
pek önemsenmediği, ya da önemsense bile kolay kolay
başarılamadığı memleketimizde, ODEON’un bu albüm dizisi
ile bir “Pop Kütüphanesi” oluşturma yolunda, epeyce yol
aldığı rahat rahat söylenebilir. Üstelik başka kişi ya
da firmalara örnek olarak, yol göstererek… Bu albüm
sonrası, müziğin geçmişine doğru ciddi bir yolculuk
başlamış ve çoğu firma, ODEON’u takip ederek, geçmişi
günümüze bağlamaya gayret etmişti.
GEÇMİŞE YOLCULUK
Müzik dünyamızı neredeyse tek başına inşa etmeye
başlamış firmalarımızdandır ODEON. 1923 yılında kuruldu
ve 1925 yılında ilk plak kaydını (Hafız Ahmet) yaptı.
Her türlü yeniliğe, gelişmeye ayak uydurarak da, ısrarlı
bir şekilde yoluna devam etti. “Mekanik kayıt”,
“elektrikli kayıt”a; “Taş Plak”, “LongPlay”, “45'lik”,
“kaset” ve “CD”ye evrilmiş, her seferinde de ODEON öncü
cephede yer alarak yeniliklere ayak uydurmuş; tutucu
davranmadan, eski sistemde ısrar etmeden işe koyulmuştu.
Hafız Ahmet ile başlayan plak işi; Sadettin Kaynak,
Hafız Kemal, Latife Hanım, Bedia Rıza Giz, Müzeyyen
Senar, Hamiyet Yüceses, Safiye Ayla, Münir Nurettin
Selçuk ve benzeri dev isimlerle sürdürüldü. Geliştirilen
çok sayıda projeyle, işin “batılı” yanı da ihmal edilmdi.
Yabancı şarkılar-şarkıcılar da piyasaya sunuldu ve Türk
popunun bir an evvel doğma ve oluşması yolunda önemli
adımlar atıldı.
“Müzik” uğruna böylesine ısrarlı bir şekilde mücadele
veren bir firmanın, Türk popunu başlatan şarkı olan “Bak
Bir Varmış Bir Yokmuş”u Taş Plak olarak piyasaya sunup,
neredeyse bir devrim yaratmış olması da sürpriz değildir
elbette. Bu konuda kafa yoran, denemeler yapan, emek
harcayan, ter döken ve en önemlisi risk alan bir
firmaydı ODEON. Böyle yapılmadığında, olduğu yerde
kalacağını, hatta gerileyeceğini de bilmekteydi. Bu
nedenle, o güne kadar hiçbir örneği görülmemiş olmasına
rağmen, bir Fransızca şarkıya Türkçe söz yazan Fecri
Ebcioğlu’nun denemesini, İlham Gencer'e okutup piyasaya
sürmekte bir an dahi tereddüt etmemişti. Bunun bir
tesadüf olmadığı oldukça açıktır. Şirketin başında
bulunan yöneticiler, muhtemelen bir “pop” dalgasının,
önlenemez bir şekilde yükselmekte olduğunu görmüş ve işe
koyulmuşlardı… Tek çalışma da bu değildi. Bunun dışında,
Türk popunun bir başka öncü ismi Tülay German’a da
muhtelif denemeler yaptırılmış, Türkçe şarkılar
kaydedilmiş ancak bunlar piyasaya sunulmamıştı.
ODEON artık Türkçe pop şarkı da söylenmesi konusunda
ısrar etmiş ve başarmıştı. Arkası çorap söküğü gibi
geldi sonraları. Yolu ODEON açmıştı ve kısa bir zaman
içinde bu yoldan geçmek isteyen binlerce isim çıkmıştı.
ÇIKALIM MODA YOLUNA
“Bak Bir Varmış Bir Yokmuş” serisinin bütün albümleri
büyük bir ilgi gördü, hem de herkes tarafından. O
döneme, o günlere, o şarkılara meraklı kuşak da ilgi
gösterdi bu albümlere, kulağına çalınan naif söz ya da
melodilerle neye uğradığını şaşıran genç kuşak da… Hem
“sade dinleyici” ilgilendi bu albümlerle, hem de
konservatuar ve benzerleri yerlerde bu işin eğitimini
vermekte olan öğretim üyeleri, hatta doçent ve
profesörler de… Bu ilginin, bu ciddiye almanın (ya da
alınmanın) nedeni de çok açık: Dizinin bütün albümleri,
büyük bir titizlikle hazırlanmış, bu iş için büyük bir
dikkat ve emek harcanmıştı. Albümlerin genel çerçevesi,
rastgele ya da olabildiği gibi değil, aksine büyük bir
titizlik ve ciddiyetle çizilmiş, dinleyene o günlerin
ruhu, havası olabildiğince sağlam bir biçimde verilmeye
çalışılmıştı. Bir yandan geçmişe dalmak,
anmak-hatırlamak için çok iyi bir fırsattı bu albümler,
bir yandan da bir “tarih kitabı” vazifesini görmekte,
dinleyenlere şarkıların-seslerin üzerinden o günleri
anlatmaktaydı: O zamanlar ne yapardık? Ne düşünür, nasıl
davranırdık? Şarkıların alt yapısı (gitarın, piyanonun,
davulun çalınma biçimi yani tınısı) o günlerin havasını
taşıyıp duruyordu bize; şarkıyı seslendirenin vokal
biçimi ya da tekniği de atmosferi tamamlıyor ve henüz
şarkının neden söz ettiğine kulak verememişken bile
kendimizi bir anda 60 ya da 70’lerin içinde
buluveriyorduk. Bu çok kırılgan, bugün bize biraz da
(maddi ve manevi anlamda) “yokluk ve zorluk” yılları
gibi görünen o yılların asıl şifresi ise şarkıların
intro’su bitip de şarkıcı devreye girdiğinde tam
çözülebiliyordu. “İnsan”a duyulan sevgi ve bağlılık baş
köşedeydi bu şarkılarda; küfür yoktu, hakaret yoktu.
Çekip giden sevgilinin ardından bile kötü söz
söylenmiyor, beddua edilmiyordu. “O” terketmiş, çekip
gitmişti ama yine de “mesut” olmasını dilemek, kötü gün
görmemesi için dua etmek gerekirdi. Hatta bu albümlerde
yer alan Timur Selçuk’un, “Sen Nerdesin?”de dediği gibi
“dönecek-görünecek diye yuvamızı çiçeklemeli” ve
beklemeliydik.
Ayten Alpman’dan Ajda Pekkan’a, Rana ve Selçuk Alagöz
kardeşlerden Cici Kızlar’a, Nesrin Sipahi’den Ömür
Göksel’e, Ayla Algan’dan Hümeyra’ya, Dario Moreno’dan
İlham Gencer’e, Şecaattin Tanyerli’den Tanju Okan’a,
Cihan Akerson’dan Melike Demirağ’a varana kadar, onlarca
şarkı ve şarkıcı yer aldı bu dizide. Tamamı da
hayatımızı güzelleştirmiş, yaşadıklarımıza anlam katmış
şarkı ve şarkıcılar bunlar.
Ve şimdi de, hepsi ama hepsi bir arada, tek bir kutuda.
Hem de yine büyük bir kısmı ilk defa yayınlanıyor olan
şarkıların yer aldığı ilave bir diskle; bu kutuya özel
beşinci bir diskle. Esin Afşar’ın Anadolu pop alanında
radikal bir denemesi olan “Zühtü”den, bizi Bulutsuzluk
Özlemi ile sarıp sarmalamış Nejat Yavaşoğulları’nın “Sen
Diyorsun ki”sine, Nilüfer’in seslendirdiği ve pop
müziğimizin gerçek bir kahramanı olan Mustafa Alpagut’a
ait şarkısı “Hatıra Defteri”nden, yakın bir zamanda bir
“Best of”u yayınlanmış Marc Aryan’ın “Moda Yolunda”
davetine kadar, birbirinden önemli, birbirinden şenlikli
şarkılar var bu yeni halkada da.
Bu şarkılara, bu isimlere yine kulak vereceğiz; vermek
zorundayız! Hayat onlarsız çok tatsız, çok kuru, hatta
bazen iyiden iyiye sıkıcı. Bu şarkıların her biri ayrı
bir dünya… Bu dünyanın dönmesini, durmadan dönmesini de
çoğunlukla Grünberg ailesine, yani ODEON’a borçlu olduk.
Teşekkürler Dani Grünberg.
Teşekkürler Zeynep Göktürk ve bütün ODEON çalışanları.
Çok yaşa ODEON.
Naim Dilmener |